![]() |
|
|||||||
| Diğer Sohbet Programları Diğer Sohbet Programlarını Burada Yazabilirsiniz. |
![]() |
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
|
T.C. İÇİŞLERİ BAKANLIĞI EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 1. POLİS BİLİŞİM SEMPOZUMU 2003 BİLDİRİNİN KONUSU: BİLİŞİM SUÇLARI İLE MÜCADELEDE POLİS TEMEL EĞİTİMİNİN ÖNEMİ Dr. Özcan KARAMAN Öğretim Görevlisi Polis Akademisi Başkanlığı Aydın Polis Meslek Yüksek Okulu Aydın
Internetin özellikle devletler arası istihbarat faaliyetlerde de yoğun şekilde kullanıldığı bilinmektedir. Bununla ilgili olarak ECHELON projesi ve uygulaması bunların en önemli bir örneğidir. ECHELON uydular aracılıyla yapılan tele 4 haberleşme türlerinin küresel izlenmesi projesidir. Bu projenin uygulanmasında, ABD, İngiltere, Kanada, Avustralya ve Yeni Zellanda güvenlik ve istihbarat örgütleri işbirliği yapmaktadır. ECHELON, muazzam bir istihbarat akışını işleyen teknolojiyi hizmete sokmuş bir projedir. “O kadar ki NSA’nın her 12 saatte elde ettiği istihbarat miktarı, ABD Kongresi’nin kitaplığına eşittir. Bu faaliyet hacmi, süper bilgisayarlar CRAY’ı kazandırdı” EmniyetGenelMüdürlüğü(pdf) BÜYÜK BİRADERİN BÜYÜK KULAĞI ECHELON Georg Orwell: 1984 Big Brother is watching you! Adlı kitabında roman kahramanı Smith, Ozeanien denilen devletin bir parçadır. Ozeanien dünyaya hakim olan üç güç bloklarından birisidir ki bu bloklar ile ittifaklara giderek, daima is bilirliği içerisinde birbirlerine savaş açarak, Halkı korku makinalarinin çarkı arasına alarak, onların boyun eğmelerini sağlayarak dünyayı yönetirler. Sistem içerisinde hakimiyeti koruma amacıyla yer alanlar kendilerini sürekli bir baskı altında ve ağır bir denetleme altında görmekte, sistem sadece düşüncelerinde bir özgürlüğe müsaade etmektedir. Bu roman yayınlandığı andan itibaren büyük yankılar uyandırır. Günümüzde de Internet teknolojisinin ulaştığı nokta sıkça Internet ve Özgürlük kavramını gündeme getirmektedir. Günümüzün kitleselleşen teknolojisi Internet ortamında milyonlarca bilgi bulmak mümkün. Her Internet kullanıcısının görüp okuyabildiği ve yararlandığı bu bilgilerin İstihbarat örgütlerince de okunup dinlenildiği artık bilinmektedir. Sıkça duyduğumuz telekulak'ın yanı sıra yıllardır interkulaklar da sessizce işbaşındalar. İnterkulak sistemleri çeşitlenmekte ve gelişmektedir. Bu sistemlerin bilinen en ünlüsü Echelondur. Echelon, Amerika’nın öncülüğünde beş devlete (ABD, İngiltere, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda) ait istihbarat örgütlerinin dünya üzerindeki iletişimi kontrol etmek üzere oluşturduğu uluslararası bir istihbarat sistemidir. 1947'deki UKUSA anlaşmasıyla temelleri atılan ve 1971'de hayata geçirilen proje, o günden bu yana ABD Ulusal Güvenlik Dairesi NSA'nın yürütücülüğünde telefon görüşmelerinden internet haberleşmesine kadar bütün iletişim modellerini takip etmektedir. Özellikle ABD, İtalya, İngiltere, Türkiye, Yeni Zelanda, Kanada, Avustralya, Pakistan ve Kenya topraklarında kurulan gelişmiş dinleme ve filtreleme sistemleriyle çalışan Echelon’un varlığı uzun yıllar yadsınmasına karşın 1988 yılında Avrupa Parlamentosu’nun bir raporuyla kanıtlandı. Avrupa Parlamentosu raporu (http://cryptome.org/echelon-ep.htm) resmî, sivil tüm iletişimin kontrol edildiğini gösteriyordu. Bu tarihten sonra, çoğu Avrupa ülkelerinden olmak üzere birçok parlamento bu sistem hakkında araştırma ve soruşturma başlattı. Echelon’la ilgili yapılan araştırmalar ,İkinci Dünya Savaşı sonrasında İngiltere'yle istihbarat faaliyetlerini sürdürmek isteyen ABD'nin ,Echelon'un adımını ilk olarak "Shamrock Projesi" ile ortaya attığını göstermektedir. Daha sonra Kanada,Avustralya ve Yeni Zelenda da katılmıştır (Canbazoğlu,2001). Bugün artık Yeni Zelenda ve Avustralya Hükümetlerinin de resmen kabul ettikleri Echelon Projesi ,iletişim istihbaratı konusunda soğuk savaş döneminde bilinen en büyük projedir (Süvari,2001) ECHELON hakkında Avrupa Parlamentosu'ndaki ilk rapor 1988'de yayınlandı. 1997'de Steve Wright tarafindan hazirlanan politik kontrol teknolojileri konulu ikinci bir Avrupa Parlamentosu raporu (raporun İngilizce orijinali http://cryptome.org/echelon-ep.htm) Echelon hakkında daha detaylı bilgiler içeriyordu. Bu rapora göre ABD, Avrupa'daki telefon, faks, ve email haberleşmelerinin %90'ini Echelon sistemiyle denetliyordu. 1948 yılında imzalanan ve şartları günümüzde bile „çok yüksek gizlilik“ derecesi altında saklanan UKUSA prokolü ile Echelon sistemi oluşturuldu Echelon'un 1947 UKUSA anlaşmasında karara bağlanan temel görevi ulusal güvenliğin korunmasıydı. ECHELON türünün tek örneği değil, Rusya, Fransa, Israil gibi devletlerin de benzer sistemler kullandığı biliniyor (http://www.ainfos.ca/01/oct/ainfos00401.html) Avustralya‘nın projeye esas katkısı Batı Avustralya’da Geraldton yakınlarındaki Kojarena’da ultra-modern bir üs. Bu üs 1990‘ların başında kuruldu. Kojarena‘ daki 4 uydu tarama anteni sürekli olarak Hint ve Pasifik okyanuslarının üzerindeki iletişim uydularını taramakta.Kojarena‘da ele geçirilen mesajların 80%‘i genel bilgisayarca Avustralya‘da hiç okunmadan doğrudan CIA veya NSA‘ya gönderilir. Avustralya yönetiminde olmasına rağmen üstteki kilit noktalarda Amerikan ve İngiliz personel görevlidir. Elektronik casusluğun ana merkezlerinden biri de İngiltere'nin Yorkshire Moors bölgesindeki Menwith Hill üssüdür. Dinleme üssü, NSA ile İngiliz Hükümeti'nin Komünikasyon Merkezi (GCHQ) tarafından idare ediliyor. Projenin bugün de bu amaca hizmet ettiği biliniyor. Ama bunun yanında, sivil oluşumların denetlenmesi (Amnesty International, Greenpeace, vs.), ve kişisel iletişimin kontrol altında tutulması gibi otoriter amaçlarla da kullanıldığı konusunda kanıtlar var. Echelon sisteminin, sanayi casusluğunda da kullanıldığı ve ABD şirketlerinin gizli bilgilere ulaşarak ihale kazandığı iddia ediliyor. Echelon’un Çalışma Sistemi Echelon sistemi,istihbarat sağlama ,bilgiye ulaşma yolunda nasıl bir usul izlemektedir diye düşünüldüğünde sistemin basit ama nasıl etkin olduğuyla karşılaşılmaktadır. Sistemin ana parçasını,"Sözlük" (Dictionary) olarak adlandırılan ve içinde isimler,ilgili konu başlıkları,adresler,telefon numaraları ve belirlenen diğer kriterleri çok geniş bir veri tabanında depolayan bilgisayar oluşturmaktadır. Gelen mesajlar bu belirlenen kriterlerle karşılaştırılıp,bu kriterlere uyan mesajlar varsa, ham bilgi şeklinde otomatik olarak gönderilmektedir. Bu Sözlüklerin çalışmalarını, anahtar kelimeyle ilişki kurarak web sayfalarına ulaşan arama motorlarının çalışma usulüne benzetmek mümkündür. Yine aynı sistematikle ulaşılan ham bilgilerin gönderilmesini de e-mail yani elektronik posta olarak algılayabiliriz. Sistemde üzerinde durulması gereken bir nokta da daha önceki kullanılan istihbarat metotlarında ,sisteme üye olmayan devletler veya birimler ,hangi bilgiler kime gönderiliyor bilirlerken;bugün kriterlere uyan küçük bir bölümü SÖZLÜK (Dictionary) bilgisayar tarafından seçilen mesajların ,kimse tarafından okunamadan direk NSA(Amerikan Ulusal Güvenlik Ajansı)veya sisteme dahil olan diğer devletlere gönderiliyor olmasıdır.(Cyber Rights,2001) Echelon’u Nasıl Duyduk? Projeye ortak beş devlet 10 adet yer ve 120 adet uydu istasyonuyla telefon,faks,e-posta,telsiz,teleks,cep telefonu ve benzeri her türlü data iletişimini takip edebilmektedir. Ancak dikkati ve tepkiyi çeken Echelon'u sadece bir istihbarat ağı olup askeri bilgileri ve ulusal güvenliğin gereği bilgileri filtrelemek yerine resmi daireler,şirketler,organizasyonlar ve bireyler gibi kaynakları da dinlediğinin iddia edilmesidir. İşte bu noktada haberleşme özgürlüğü ve mahremiyeti gibi birçok konuda sivil bir tepki doğacağı yanlış bir öngörü olmasa gerekir. Bu konuya sivil dünyada ilk kez İngiliz Gazeteci Duncan Campbell değindiğinde başı belaya girmiş ancak yıllar sonra Avrupa Parlamentosu'na danışmanlık yaptığında hazırlanan raporların sonuçları açıkça göstermiştir ki;artık birçok kimse Echelon'un varlığı,gücü ve en önemlisi istihbarat toplama konusundaki yaklaşımının, "özgürlükleri tehdit edici boyutu" konusunda Campbell'la aynı fikirdedir (Artan,2001). Echelon: Denetim mi? Echelon'un ulusal güvenliğin korunması yanında,endüstriyel casusluk ,sivil oluşumların denetlenmesi (Greenpeace,Amnesty İnternational,vs) ve kişisel iletişimin kontrol altında tutulması gibi otoriter amaçlarla da kullanıldığı konusunda artık çeşitli kanıtlar ileri sürülebilmektedir. Tüm bu kaygılar, yaşanan somut olaylarla birleşince, Avrupa Parlamentosu'nun kişisel mahremiyetlerin korunmasına yönelik bir araştırma komitesi kurmasına sebep olmuştur (Campbell,2000). İletişimde denetime karşı tüm bu raporları hazırlayan Avrupa Devletleri,İnternet üzerindeki faaliyetleri ve iletişimi sınırsızca izleme olanağı verme anlamına gelecek bir "Avrupa Mevzuatını",Avrupa Birliği'nde ne zamandır hazırlamaya çalışmaktadır. Mevzuatta telefon,faks,cep telefonu ve İnternet iletişimi verilerinin ,gerektiğinde yedi yıl süreyle saklanmasını zorunlu kılabilecek bu mevzuat üzerinde tartışmalar devam etmektedir(Artan,2001). Bugün Internet'i kullanan herkes bilmelidir ki Internet sınırsız özgürlüklerin sağlandığı ve kullanıldığı bir ortamdan ziyade her adımınızın izlenebildiği bir ortamdır. Bu izlemeyi Internet'in denetimi olarak kabul etme olanağı yoktur. Bir şarkı sözünün de söylendiği gibi "Özgür değiliz hiçbiriz…". SonBaskı Echelon un Kulakları Nerde? Echelon'un uydu haberleşmelerini dinleyen gelişmiş anten sistemleri, ABD, İtalya, İngiltere, Türkiye, Yeni Zellanda, Kanada, Avustralya, Pakistan, Kenya topraklarında ve muhtemelen diğer bazı ülkelerde de faaliyette. Echelon'un üye ülkelerin yanısıra açıklanmayan müttefik ülkelerde de dinleme sistemleri var. Bunlardan biri Kıbrıs Rum Kesimi'nde. Rumlar tarafından yakın geçmişte bu üs aleyhinde gösteriler düzenlenmişti. İddialara göre, Echelon sistemine ait Türkiye'de de üsler bulunuyor. Bu üssün Karamürsel'de olduğu iddia ediliyor. Öte yandan Echelon'un miadını doldurduğu düşünülen cihazları çoğu zaman bulundukları ülkenin istihbarat servislerine veriliyor. Bu iddiaya göre de, MİT'in elinde de Echelon'un eski cihazları bulunuyor. Echelon 11 Eylül'ün şifresini çözemedi ABD'nin 11 Eylül saldırılarını Echelon aracılığıyla haber alamamasında en önemli neden olarak kriptoloji gösteriliyor. 11 Eylül'deki saldırı sonrasında Echelon gibi yüksek teknolojiye sahip bir sistemin kurucusu olan ABD'nin, bu saldırıları neden önceden haber alamadığı tartışıldı. 11 Eylül saldırılarının, ABD'nin dünyadaki hakimiyetini pekiştirme operasyonunun bir parçası olduğu şeklindeki komplo teorilerilerini şimdilik bir yana bırakırsak, NSA'nın 11 Eylül saldırılarını haber alamamasında en önemli neden olarak kriptoloji gösteriliyor. Bu görüşe göre, bazı ülkeler gizlice haberleşmelerini dinleyen büyük "kulaklar"dan, bazı firmalar da bilgisayar korsanlarından korktukları için, şifreleme sistemleri büyük önem kazandı. Bu şifreleme sistemleri doğal olarak, teröristler tarafından da yaygın bir şekilde kullanılıyor. Soğuk Savaş bitene kadar modern elektronik şifreler yalnız belli çevrelerce kullanılabildi. Bunlar askeri personel, casuslar ve diplomatlardı. Bu çevreler dışında şifre kullanılabilmesi için, kullanılan şifrelerin gizli servislerce çözülebilecek cinsten olması gerekliydi. Echelon'un çözemediği şifre 1991'de birden herşey değişti; genç bir Amerikalı bilgisayarcı Phil Zimmerman, kendi bulduğu, çözümü son derece zor, çok basit bir şifre programını ücretsiz olarak internet aracılığıyla bütün dünyaya yaydı. Bu şifre PGP (Pretty Good Privacy) olarak biliniyor (anlamı: Mükemmel Sır Saklama). NSA'yı ve dünyanın bütün gizli servislerini bir korkudur aldı; onlar ki yıllardır güvenli bir iletişim için en iyi şifreyi arayıp duruyorlardı. PGP'den sonra ona benzer daha mükemmel şifreler bulundu. NSA bilgisayarları bunların hiçbirini, ya da hemen hemen hiçbirini, çözemiyor. Bunun için 250 haneli sayılarla oluşturulan ve çözümü süper bilgisayarların bin yıllarını alabilecek bu şifrelerin çözümü için NSA, kuramsal olarak bunları birkaç saniye içinde çözebilecek kuantum bilgisayarların gelişmesini sabırsızlıkla bekliyor ve bu araştırmaları cömertçe destekliyor. Şifre yazılımlarını artık herkes kullanabiliyor Şifreleme teknolojilerinin önümüzdeki yıllarda uzun süre tartışılacak bir konu olduğu belirtiliyor. Burada devletler, giderek karmaşıklaşan yapıları nedeniyle şifreleri çözmekte zorlandıklarından yeni alternatifler arıyor. Üstelik bu giderek zorlaşan şifreleme sistemlerinin internet üzerinden ücretsiz indirilebiliyor olması, herkesin mesajlarını şifreli olarak göndermesine olanak sağlıyor. Bu durum, ağlar üzerindeki dolaşan bilgileri alıkoyma yeteneği azalan Echelon gibi sistemlerin sahiplerini tedirgin ediyor. Tahminlere göre, 11 Eylül'ü Echelon sistemi, saldırıyı düzenleyenlerin yüksek güvenlikli şifreleme sistemleri kullanarak haberleşmesi nedeniyle haber alamadı. "Arka kapı" tehlikesi Siber uzayda dolaşan bilgileri okuma yeteneğini kaybettiği zaman, değerli bir silahını kaybetmiş olacak olan devletler, yazılımların sadece kendileri tarafından açılabilecek "arka kapı"lar bırakılarak hazırlanmasında ısrarlı. Buna "anahtar rehim" veya "anahtar geri alma sistemi" deniliyor. Amerikan popüler söyleminde bu durum "Chipper Chip" olarak bilinir. İddialara göre, Microsoft, ABD çıkarları ve bazı ticari sırları elde etmek için, ürettiği yazılımlarda bir açık kapı bırakıyor ve bu açık kapı sayesinde, ABD askeri ve istihbarat birimleri, üzerinde Microsoft yazılımı bulunan bilgisayarlardan kullanıcı farkına bile varmadan bilgi alabiliyorlar. Bilindiği gibi, başını Rusya, Çin ve Fransa'nın çektiği bazı devletler, bu tehlikeye karşı ülke sırları ve askeri güvenliği sağlamak için, Linux tabanlı "Milli İşletim Sistemi" üretme yoluna gidiyorlar. Echelon'u örseleme günü: Jam Echelon Day! Echelon'un varlığının öğrenilmesinden sonra, Echelon karşıtı sivil gruplar oluşmaya başladı. Echelon karşıtlarının açtığı ve http://uid0.sk/echelon/mail_en.php (Link şu an çalışmıor) adresinden ulaşılabilen bir siteden, sistemi kilitlemek için, mesaj göndermek mümkün olabiliyor. Echelon'un tehlikeli olarak tanımlamış olabileceği kelimeler, gönderilecek mesaja yazılıyor ve bu mesaj Echelon'un kurulduğu gün olan 21 Ekim günü postalanmak üzere saklanabiliyor veya hemen gönderilebiliyor. Bu yöntemin Echelon'a karşı etkili olup olmadığı bilinmiyor. Sistemin büyüklüğü ele alındığında, "Echelon Day" kapsamında gönderilen mesajların, sembolik kalacağı varsayılabilir. Bu eylemin amacı olsa olsa, insanları Echelon hakkında bilgilendirmek ve Echelon'a karşı tepkisiz kalınmayacağını, projenin sahiplerine göstermektir. İNTERNETİN YAYGINLAŞMASI BU PLANIN BİR PARÇASI MI? Küresel bir bilgi ağı olan internetin yaygınlaşması ve e-devlet projelerinin geliştirilmesinin en önemli amaçlarından biri, kitlelerin daha iyi izlenmesidir. İnternet ne kadar çok yaygınlaşırsa, Echelon gibi kulaklara sahip ülkeler, ağ üzerinde dolaşmakta olan daha fazla bilgiyi alıkoyacaklardır. İnterneti kullanan, onun e-posta, haber grupları, web sayfaları, sohbet odaları gibi hizmetlerini kullanan herkes arkasında iz bırakmaktadır. Örneğin, ücretsiz e-posta adresi veren bir şirkete veya bir siteye kayıt olurken verdiğimiz bilgiler sadece o hizmeti aldığımız şirketin eline geçmez. Şirketler ticari olarak bunu başka firmalara satabileceği gibi, siber ağlar üzerinde dolaşan bu bilgiler Echelon ve benzeri sistemler tarafından yakalanır. Benzer şekilde, e-devlet projesi de hükümetlerin vatandaşlarını fişlemek ve davranışlarını izlemesinden başka bir şey değildir. E-devlet projesi, devletle olan ilişkilerimizde, bürokrasiyi azaltarak büyük yararlar sağlarsa da, bireyler için yarardan çok zarar getirebilir. Echelon üsleri kapatılacak NSA ve Amerikan ordusu, gelecekte uzaydan casusluk sistemlerini havada onlarca saat kalabilen pilotsuz uçaklarla tamamlamayı düşünüyor. Gelecek yıllarda casus uydular ve pilotsuz uçaklar, çok yükseklerden dünyayı dinleyen "büyük kulaklar" olacaklar ve IOSA (Integrated Overhead Sigint Architecture) mimarisi altında birleştirilecekler; bunlar sayesinde NSA'nın bir düşü gerçekleşecek: yabancı ülkelerdeki NSA istasyonlarını kapatmak. NSA, savaş karşıtlarının gösterilerine, parlamento araştırmalarına –en son Avrupa Parlamentosu örneği– ve yerel görevlilerin kaçmasına neden oldukları için çok göze batan bu istasyonları kapatmayı planlıyor. Geleceğin IOSA projesiyse uyduların başka uydularca dinlenmesine ve pilotsuz uçaklarla istihbarata yönelik. Toplanan bilgiler derhal röle (aracı) uydularla ABD'ye iletilerek işlenecek. 50 yıldır dinliyorlar 1960'da Rusya'ya iltica eden iki NSA görevlisi ABD'nin 40 ülkenin haberleşmesini dinlediğini açıkladı. ABD bu iddiayı sürekli inkar etti. Dünyadaki bütün telefon, faks, telsiz, SMS ve elektronik posta iletişimini dinleyen dev bir kulak: Echelon. Amerika Birleşik Devletleri'nin sürekli inkar ettiği Echelon'un varlığı resmi olarak ilk kez, 23 Mayıs 1999'da Avustralya, Canberra'daki Savunma Sinyalleri Müdürlüğü (DSD) Başkanı Martin Brady'nin yaptığı açıklamayla kabul edildi. Brady, ülkesinin 50 yıldır varolan ve gizlenen küresel bir elektronik izleme sisteminin parçası olduğunu kabul eden ilk kişi oldu. Bu gelişme, üye ülkeleri en çok da ABD ve İngiltere'yi rahatsız etti. Sisteme 5 ülke üye idi ve diğer üyeler, Yeni Zelanda ve Kanada idi. Ayrıca, çeşitli müttefik ülkelerde de Echelon'un üsleri bulunuyordu. 1960'ta eski ajanlari itiraf etti Dünyanın gizli bir kulak tarafından dinlendiği aslında 1960 yılında ortaya çıkmıştı. Rusya'ya iltica eden iki NSA görevlisi, Bernon Mitchell ve William Martin, 6 Eylül 1960'da Moskova'da bir basın toplantısında NSA'nın 2000 dinleme istasyonuyla, bunların kurulu oldukları ülkeler de dahil olmak üzere en az 40 ülkenin gizli haberleşmesini dinlediğini açıkladılar. Dünyanın her yanına dağılmış olan istasyonlardaki binlerce analistin mesajlarını izlediği "mimli" kişiler arasında, Afrikalı gerilla liderlerinin yanısıra, Vietnam Savaşı'na karşı çıkan aktris Jane Fonda ile bebek bakımı uzmanı Dr. Benjamin Spock da bulunuyordu. Avrupa'nın yüzde 90'ını dinliyor Sistemin varlığının ilk kez Echelon'a üye ülkelerden biri olan Avustralya tarafından kabul edilmesinden sonra Avrupa Birliği harekete geçti. ABD'den istihbari olarak geri kalmamak için, hemen bir rapor hazırlattı. Echelon hakkında Avrupa Parlementosu'ndaki ilk rapor 1988'de yayınlandı. AB raporuna göre ABD, Avrupa'daki telefon, faks ve e-posta haberleşmelerinin %90'ını Echelon sistemiyle denetliyordu. Raporun açıklanmasının ardından İtalya, Echelon'un bilgi toplama yöntemlerinin İtalyan kanunlarına aykırılığının incelenmesi için bir komisyon kurdu. Danimarka Parlamentosu da benzer bir araştırma başlattı. Ve 1999'da, ABD'deki elektronik mahremiyet örgütü E***, Echelon'la ilgili olarak ABD hükümetini mahkemeye verdi. AB'nin 'Echelon'u Enfopol AB raporunun hazırlanmasının amacı, ABD'nin dünyayı dinleme faaliyetlerinin bir benzerinin Avrupa Birliği tarafından gerçekleştirilmesiydi. AB'ye üye ülkeler, ABD'nin internet de dahil olmak üzere dünya iletişimini gizli bir biçimde takip etmekte kullandığı Echelon adlı sistemine bir "rakip" çıkarma hazırlığı yapıyor. AB'nin dinleme sistemine Enfopol adlı veriliyor. Öte yandan ABD ve Echelon üyeleri olan, İngiltere, Yeni Zelanda, Kanada, Avustralya'nın yanısıra, Rusya, Çin, Danimarka, Hollanda, İsviçre, Fransa ve İsrail gibi devletlerin de benzer sistemler kullandığı biliniyor. Ticarî sırları da çalıyorlar Echelon'un ortaya çıkışıyla birlikte, ABD'nin uluslararası ihalelere girecek Amerikan şirketleri için rakiplerin sırlarını çalmak için de sistemi kullandığı öne sürüldü. İddiaya göre, ABD firmalarının katılacağı ihalelerde rakip şirketlerin iletişimi dinlenerek milyarlarca dolarlık kazanç sağlandı. Avrupa Birliği, İngiltere dışında bu ağa karşı engelleme çalışmalarını yoğun şekilde sürdürüyor. Tüm haberleşmeyi zaptediyor Avrupa Parlamentosu'na 1999'da elektronik istihbarat konusunda sunulan ikinci raporun yazarı olan Duncan Campbell'e göre Echelon, ABD'nin en büyük istihbarat örgütü olan Ulusal Güvenlik Dairesi (NSA) tarafından, ticari ve askeri iletişim uyduları aracılığıyla yapılan haberleşmeyi zaptedip incelemek için geliştirilen bir araç. Sistemin öteki parçaları da internet, yeraltı ve denizaltı haberleşme kabloları, telsiz haberleşmesi ya da büyükelçiliklere yerleştirilen gizli aygıtlar aracılığıyla yapılan her türlü iletişimi zaptediyor ya da özel uydularla haberleşme sinyallerini topluyor. Kökleri Enigma'ya kadar uzanıyor Echelon'un kökleri İkinci Dünya Savaşı yıllarına kadar uzanıyor. Nazi 'Almanya'sına karşı savaşta ittifak yapan İngiltere ve ABD, doğal olarak istihbarat alanında da yakın bir işbirliği yaptılar. Alman şifre makinesi Enigma'nın şifresini çözmekle görevlendirilen matematikçi ve bilgisayar teknolojisinin önderi Alan Turing ve ekibi, şifreyi başarıyla çözdü ve anahtarını Amerikalılar'a da verdi. Amerikalılar da Japonlar'ın askeri şifrelerini çözerek İngilizler'e verdi. İki ülke bu yolla düşmanlarının radyo haberleşmelerini dinlediler ve yüzbinlerce gizli mesajı çözdüler. Savaşın sona ermesinin ardından NSA ve İngiliz Devlet İletişim Karargahı GCQH 1947 yılında UKUSA (İNGİLTERE-ABD) anlaşmasını imzaladılar. Daha sonra İngiliz Uluslar Topluluğu üyesi Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda'nın elektronik istihbarat birimleri de anlaşmaya katıldı. Nihayet Batı Almanya, Danimarka, Norveç ve Türkiye de UKUSA kapsamına "üçüncü ülkeler" olarak eklendiler. İngilizce konuşan beş ülke dünyanın çeşitli bölümlerindeki haberleşmeyi izlemek üzere işbirliği yaptılar. İngiltere'nin payına Afrika ile Urallar'a kadar Avrupa düştü. Kanada, kuzey enlemleri ve Kuzey Kutbu'ndaki, Avustralya da Okyanusya'daki iletişimi izleme sorumluluğunu üstlendiler. Echelon sisteminde üye ülkeler adına Amerikan Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA), Kanadalı (CSE), İngiliz (GCHQ), Yeni Zelandalı (GCSB) ve Avustralya'daki DSD (Savunma Sinyalleri Müdürlüğü) görev yapıyor. DÜNYANIN EN BÜYÜK KULAĞI: NSA Amerika'da dinleme faaliyetlerini yürüten üç ayrı kuruluş bulunuyor; NSA (Ulusal Güvenlik Ajansı), FBI (Federal Araştırma Bürosu) ve CIA. ABD'nin 'en büyük kulağı' olan NSA, Başkan Harry S. Truman'ın 24 Ekim 1952'de imzaladığı 'çok gizli' genelgeyle kuruldu. Truman bu yeni kuruluşa, dünya çapında iletişim istihbaratı görevi verdi. Önceleri diplomatların ve askerlerin şifreli telsiz görüşmelerini dinleyen NSA, daha sonraları uluslararası sivil telefon görüşmelerini de hedefleri arasına aldı. 1960'lı ve 70'li yıllarda ortaya çıkan yönlü telsiz haberleşme ve uydu teknolojisi NSA'nın işini daha da kolaylaştırdı. Artık havaya çıkan hiçbir radyo sinyali, hiçbir telefon görüşmesi NSA'nın dünya yüzeyine dağılmış binlerce uzmanının eline düşmekten kurtulamıyordu. NSA, kurulduktan hemen sonra, gizli bir iç yönetmelik çıkararak CIA ile işbölümü yaptı. CIA de bir yıl sonra, kendi sınırlarının belirlemek amacıyla FBI ile pazarlığa oturdu. CIA'nin ülke içindeki faaliyet alanı çizildi. NSA'da halen 21 bin personel görev yapıyor. Bu rakam bazı iddialara göre 50 bin civarında. ABD, elektronik istihbarat için yılda 20 milyar dolar harcıyor. NSA'nın yıllık bütçesi ise 3,6 milyar dolar. NSA'nın Boeing 707 uçak gövdeleri üzerinde geliştirilen RG-135 tipi uçakları ABD hava kuvvetleri içinde bağımsız olarak görev yapıyor. ABD donanma gemileri görünümündeki gemileri okyanus ve denizleri denetliyor. NSA'nın yer istasyonlarının ABD büyükelçiliklerinde ya da ABD'ye dost ülkelerin topraklarında, evsahibi ülkelerin denetimine tâbi olmaksızın faaliyette bulunduğu sanılıyor. Sistemin parçaları, internet, yeraltı ve denizaltı haberleşme kabloları, telsiz haberleşmesi ya da büyükelçiliklere yerleştirilen gizli aygıtlar aracılığıyla yapılan her türlü iletişimi ele geçiriyor ve uydular vasıtasıyla NSA merkezine iletiliyor.
__________________
Seni Seven öLdü! 30.03.2009 Forumu sattim. |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Asp nedir? | Stripling | ASP | 0 | 16-10-2008 17:05 |
| IRC BOT Nedir ? & EGGDROP Nedir ? | Sinner | Servisler | 0 | 06-08-2008 01:03 |
| IRC nedir ? Mirc Nedir ? Detaylı Acıklama. | Sinner | Diğer | 0 | 05-08-2008 19:23 |
| ICQ Nedir? | Crazy | ICQ | 0 | 13-05-2008 21:05 |
| Raw Nedir? | Crazy | mIRC Scripting Dersleri | 0 | 13-05-2008 21:02 |
| Bağlantılar | Temel Forum Bilgileri ve Yasal Uyarılar |
|
IRCForumda.Net, vBulletin® 3.8.3 altyapısı kullanılarak tasarlanmıştır.
Telif hakkı ©2000-2012, Jelsoft Enterprises Ltd. şirketine aittir. Site açıklaması: IRC Forum Sitesi - IRC sunucuları, mIRC Scripting, IRCd yardım, Webmaster ve her tür forumlara yer veren IRC forumu! IRCForumda.Net, bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşünü, onay beklemeksizin siteye ileti olarak gönderebilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan doğabilecek tüm sorumluluk ilgili kullanıcıya ait olup, yine 5651 sayılı yasaya göre sitemiz, iletileri kontrol etmekle yükümlü değildir. Forum yöneticilerinin gözünden kaçan bu tür durumlarda, şikâyetlerinizi admin@ircforumda.net elektronik posta adresine bildirirseniz gerekli işlemler iki iş günü içerisinde forum sorumlularınca gerçekleştirilecektir. |